Thomson Kitabevi 'Victoria'

Edinburgh

Victoria 

Dışarıda Edinburgh’un o meşhur gri gökyüzü, şehri ağır bir battaniye gibi sarmalamıştı. Ben masamda yeni bir roman çevirisi için notlar alırken, kapıdaki çan sertçe çaldı. İçeri; yağmura rağmen saçları hiç bozulmamış, stiletto topuklarının tıkırtısı kitabevinin sessizliğini inleten bir kadın girdi. Adı Victoria’ymış.
Victoria, rafların arasında dolaşırken kitaplara; sanki birer sanat eseri ya da hikaye taşıyıcısı gibi değil de yeni dekore ettiği salonuna uygun birer "aksesuar" gibi bakıyordu. Bu durum bana garip gelse de ağzımı açmamış, sessizce onu izlemeye koyulmuştum.
"Bu köşedeki kitapların rengi fazla solgun," dedi; elindeki marka çantayı masamın kenarına bırakırken. "Bana daha canlı, tercihen zümrüt yeşili ciltli bir şeyler lazım. Salonumdaki kadife koltuklarla kontrast oluşturmalı."
Kitap içerikleri hakkında bilgi verecek oldum ama yüzündeki umursamaz ifadeyi görünce sadece, "İçeriği önemli mi?" diye sorabildim. Sesimdeki hafif alaycı tonu gizleyememiştim.
"İçeriği mi?" diye güldü, sanki çok tuhaf bir şey söylemişim gibi. "Onları kimse okumayacağına göre, önemsediğim şey içerikten ziyade şık olmaları; evimin dekorasyonuna uyacak renkte durmaları."

O an anladım ki; benim için her biri ayrı bir evren olan bu raflar ve satırlar, onun için sadece birer süs öğesiydi. Victoria, yalnızca renklerine bakarak seçtiği kitapları kasaya getirdiğinde, gözü masadaki çeviri notlarıma ilişti:
"Sadece sahip olduklarımızın toplamı kadarsak; onları kaybettiğimizde hiçlik mi kalır geriye, yoksa özümüz mü?"
Bu cümleyi okurken yüzündeki ifadenin değiştiğini hissettim. Bana bakarak, "Eğer maddeler bizi tanımlamasaydı, insanlar neden en iyisi için yarışırdı ki?" dedi. Hafif bir gülümsemeyle "Anlamsız sözler..." diye ekleyip çantasını ve kitaplarını alarak kapıya yöneldi. Fakat yüzü solmuştu.
Sanırım bu sözler onu, kaçtığı o içsel sorgulamaya itmişti. Bu kapıdan giren Victoria ile kapıdan çıkan Victoria arasında artık ince bir çizgi vardı ve bu çizgi onu rahatsız etmişti. Belki de olması gereken buydu; huzursuzca da olsa sorgulamak.






"© 2024-2026, Nisa Nur K. Tüm hakları saklıdır. Bu adreste paylaşılan içerikler izinsiz kopyalanamaz ve paylaşılamaz. İzinsiz kullanım durumunda yasal yollara başvurulacaktır."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Thomson Kitabevi 'Geçmiş'

Zamanın Bendi

Sıfırıncı Bölge